YENİ YILDA GÜÇLÜ DOSTLUKLAR
İsmail Hakkı ACAR

YENİ YILDA GÜÇLÜ DOSTLUKLAR

Bu içerik 1421 kez okundu.
Reklam

Düzenlenen “Engelliler Olimpiyatı”nda sıra 100 metre finallerine gelmişti. Finale kalan dokuz yarışmacıdan her biri ya fiziksel açıdan engelli yahut zihinsel açıdan…

           Yarışmacılar başlama çizgisindeki yerlerini aldılar ve başlama işareti verilir verilmez var güçleriyle ileri atıldılar. Hiçbiri, atletizm yarışmalarında görmeye alışık olduğumuz türden bir hamle gerçekleştiremedi. Ama hepsi de bu yarışı kazanmaya istekliydi ve yapabildikleri en iyi koşuyu yapmaya çalışıyorlardı. Biri hariç… O, daha ilk birkaç metrede tökezleyip, dengesini koruyamadığı için yerde iki kere takla atmış, sonra da hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı.

           O kadar yüksek sesle ağlıyordu ki, öndeki sekiz yarışmacı da onun hıçkırıklarını işitip önce yavaşladılar, sonra başlarını geriye çevirdiler, sonra da bitiş çizgisine doğru koşmayı bırakıp yerdeki bu sakat gencin yardımına koştular. İçlerinden, Down sendromundan muzdarip bir kızcağız eğildi, gözyaşları içinde yerde oturan genci öptü ve elinden tutup onu kaldırmaya çalıştı. Diğerleri de yardımcı oldular. Sonra dokuz yarışmacı el ele tutuşup bitiş çizgisine doğru beraberce koşmaya başladılar.

            Yarış pistindeki bu tablo karşısında bütün stadyum ayağa kalkmıştı. Seyirciler dokuz yarışmacıyı da ayakta alkışlıyor, kimisi de, bir duygu seli içerisinde, gözyaşlarını silmeye çalışıyordu. Alkışlar, yarışmacılar el ele bitiş çizgisini geçtikten sonra da bitmedi.

           O gün o stadyumda bulunanlar, bu olayı hala anlatırlar. Zira, o an hayatları boyu unutamayacakları bir şey öğrenmişlerdi:

 

           Hayatta gerçekten değerli olan, her halükârda kazanıp birinci olmak değil başkalarının da kazanmasına yardım etmektir. Bu bizi biraz yavaşlatsa, hatta yürüdüğümüz yönü bir parça değiştirmemizi gerekli kılsa bile…

 

 

          Bu olayı neden anlattım biliyor musunuz? Geçenlerde bir otomobilin arka camında “Dostlarımı yakından tanıdıkça, düşmanlarıma daha çok yaklaştım” diye bir yazı gördüm. Orada bir süre durup “Bu otomobilin sahibi ya dostlarını seçememiş ya da dost sandıklarından iyi bir kazık yemiş” diye düşündüm. Eskidikçe tükenen zamanda, kalması gereken dostluklar değil midir aslında? Ama sinsi akşamlarda bazen dost sandıklarımızın tuzaklarına düştüğümüz de oluyor. Değerli arkadaşım, benim de içimdeki mezarda dost sandığım kaç ölü yatıyor biliyor musun? Bazen düşlerimi kanatan hançeri hep yakınımdakilerden yedim. Sırtım delik deşik.  Bak, bir yazarımız der ki; “Dostlar üç çeşittir: Birincisi gıda gibidir ve hep sen onu ararsın. İkincisi ilaç gibidir, gerektiğinde ararsın. Üçüncüsü hastalık gibidir, o seni arar bulur.” Ama dostun doğruyu söyledi diye sen kızmışsan, senin yaptığın da dostluk değil. Sen de dostlarını sevmiyorsun demektir. Zaten insanlar arasında sevgi yok olmuşsa ilişkiler çarpıktır ve hayatta bir can sıkıcılık vardır. Eğer insanlar birbirlerini severse bir şeyler yapabilecek, bir şeyler başarabilecek ve mutlu olabileceklerdir. Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin an sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme... İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Her zaman dürüst ol ve inandığını da açıkça söyle…

           Arkadaş; düştüğünde elinden tutan, paran olmadığında kendi cebindekini paylaşan kişidir. İhanete uğrayan bir kişi için arkadaşlık sadakattir. Yanlışları göz ardı edilerek sürekli pohpohlanan için yağcılıktır. Aranmayan ve sorulmayan birisi için farkında olunmaktır. Arkadaş, zaman kavramı olmadan kapısını çalabildiğin birisidir.

           Arkadaşını, güzel günlerinde tanıyamazsın. Arkadaşlığınızın bittiğinde, sonraki davranışlarını gözlemleyerek onu gerçek anlamda tanıyabilirsin.

 

 

           Dostlarınızla birlikte sağlık ve mutluluk dolu nice yıllar diliyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  

 

İsmail Hakkı ACAR

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Üstsüz paylaşımıyla rekor kırdı...
Üstsüz paylaşımıyla rekor kırdı...
İlk Türk helikopteri görücüye çıkıyor...
İlk Türk helikopteri görücüye çıkıyor...